İsimsiz Yıldız’ın ardından

Yapımcılığıyla başrolünü Tuba Ünsal’ın üstlendiği ve Kayhan Yıldızoğlu’nun yönettiği Romen yazar Mihail Sebastian’ın sevilen oyunu İsimsiz Yıldız 24 Şubat akşamı Karabüklü tiyatro-severlerle buluştu. Gösterime girdiği günden bu yana çok olumlu eleştiriler alan oyunun sonunda konuşma yapan 67 yıllık tiyatrocu, dev çınar Yıldızoğlu;

1311853_940x531

“O kadar değerli ve tiyatro adabına haiz bir seyirci ki karşımızdaki çok mutlu olduk, sizden aldığımız yerinde tepkilerle, verdiğiniz güzel enerjiyle biz de çok daha coşkuyla oynadık sahnede, iyi ki varsınız, biz bir bütünüz, sizler oldukça bizler bu sahnede varız, çok teşekkürler Karabük!” yorumunda bulundu.

Salonu hüzünden, neşeye; umuttan hüsrana türlü duygulara sürükleyen oyun; bir gece yarısı taşra istasyonlarından birine çok güzel, genç ve şehirli olduğu her hali20170224_220444nden belli olan bir kadının gelişiyle başlar. Kasabanın saf, kitaplara meraklı yalnız öğretmeni Marin, yardımcı olmak için bu esrarengiz kadını fakirhanesine davet eder. Aklı bir karış havada, görkemli şeylere meraklı güzel Mona, Marin’in yıldızlara ve kitaplarına duyduğu tutkuya ve çocuksu heyecana kapılır ve içindeki boşluğu onunla doldurabileceğini düşünerek âşık olur.

Mutluluktan çılgına dönen Marin’i bekleyen kötü bir sürpriz vardır, Mona’nın zengin, kumar düşkünü aristokrat sevgilisi sonunda Mona’ya ulaşmıştır ve onu geri götürmeye kararlıdır.

Seçkin Organizasyon’un Karabük seyircisine ulaştırdığı, sezonun en romantik oyunu olan İsimsiz Yıldız, oyunculukları ve hikâyesiyle seyirciyi derinden etkiliyor. İlişkilerdeki narsistik dayatmaları, saf aşkı, kendini arayan genç insanları ve Kayhan Yıldızoğlu’nda canlanan bilgelere has yüce gönüllülüğü harmanlayıp önümüze seriyor. Yüzyıllardır değişmeyen gönül maceralarımızın bugün hâlâ içimizi sızlattığını kanıtlıyor oyun.

Bazı aşklar yaşanmadıkça aşk kalıyor, Mona’nın Marin’e söylediği gibi;

“Bak, oradaki yıldız benim artık, ona her baktığında ben yanında olacağım…”

Ayşegül Tabak

Bir Cevap Yazın