Haber Bandı

Kelebeğin Rüyasını görenler 1: Özlem Ölteş

IMG-20170527-WA0014

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı 2-5 Mayıs tarihleri arasında Zonguldak, Karabük ve Bartın illerini kapsayan; tren, tekne ve karayolu seyahatlerini içeren bir programla, davet ettiği tur firmalarını, gezi fotoğrafçılarını, ulusal basın ve köşe yazarlarını, blogger ve sosyal medya fenomenleri ile TÜRSAB yetkililerini ağırladı.

Safranbolu, Karabük, Yenice, Amasra, Bartın, Filyos, Zonguldak, Ereğli gibi destinasyonların alışılmış rotalardan çıkarak yeni bir gözle turizme kazandırılmasını planlayan projeye, Kelebeğin Rüyası filminden esinle “Kelebeğin Rüyasına Yolculuk” adı verilmiş, gezinin son günü, “Kömüre Giden Yol”  isimli katalog çalışmasının lansmanı yapılmıştı.

IMG-20170527-WA0005

Geziye katılan isimlerden bazılarıyla kısaca söyleştik, gördükleri Kelebeğin Rüyasını bize anlatmalarını istedik;

Sevgili Özlem Ölteş sorularımızı yanıtladı, kendi rüyasını anlattı:

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın projesini ve bu projedeki yerinizi anlatır mısınız?

Kelebeğin Rüyasına Yolculuk projesi bölge turizminin geliştirilmesi ve alternatif turizm rotaları oluşturulması için hazırlanan bir projeydi.  TÜRSAB da Kültür ve Gastronomi komitelerinde üyeyim ayrıca Tur Kosmos Turizm seyahat acentesinde Yurtiçi operasyon müdürü olarak görevime devam ediyorum. Projodeki yerim bir Turizmci olarak yeni rotaları görüp değerlendirmek, kültür, doğa, gastronomi özelliklerini inceleyip programlayıp Turizm sektörüne tanıtmak.

Kısa görünen bir rota, ama içi birkaç güne sığmayacak kadar çok gizem barındırıyor; çizginin dışına çıkan alanları da görme şansınız oldu mu? Mesela Hadrianapolis (Eskipazar) ve Karabük’ün endüstriyel geçmişinin mirası olan Yenişehir Bölgesi ve İngiliz Mezarlarını?

Evet haklısınız birkaç güne sığmayacak kadar güzel bir rotaydı, ama maalesef bazı merak ettiğimiz yerleri göremedik. Mesela Eskipazar’daki HadrianaPolis’i, Karabük’ün sanayii geçmişini yansıttığı söylenen Yenişehir Bölgesini ve Muhsin Ertuğrul’un 1954’te kurulmasına vesile olduğu Yenişehir Sineması’nı görebilmeyi çok isterdim, buralar bize yeni rotalar imkânı verebilirdi diğer mekanlarla birleştirildiğinde.

Kelebeğin Rüyasına yolculuk filmin hatıralarıyla da birleşince nasıl hissettirdi size kendinizi? Yolculuk rotasındaki mekanlar tarihin her dönemiyle çok yoğun bağları olan yerler, gördüğünüz güzergâhlarda en çok nelerden etkilendiniz?

Kelebeğin Rüyasına Yolculuk ismini ilk duyduğumda çok heyecanlanmıştım, ilk aklıma gelen film oldu. Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı da filmden ilham alarak projenin adını koyduğunu belirtti bizlere, gezi süresince yoğun duygu karmaşası yaşadım, geçmişten izleri görmek çok heyecan verici. Beni en çok etkileyen, trenle Kaya dibinden Filyos’a yapmış olduğumuz tren seyahati, Yenice ormanı, şeker kanyonu, Tios Antik Kenti, Zonguldak maden müzesi, Gök göl mağarası oldu.

Başta Yenice Ormanları, ki Avrupa’nın dokuz sıcak noktasından biri, ayrıca şeker kanyonunun önemini biliyoruz, sizce potansiyeli yeterince kullanılabiliyor mu? Yeterince korunuyor ya da değerlendiriliyor mu zarar verilmeden?

Öncelikle Yenice ormanlarını ilk defa gören biri olarak çok beğendim, potansiyelinin yeterince kullanıldığını düşünmüyorum, kısa bir yürüyüş sırasında etrafta gördüğümüz çöpler çok rahatsız ediciydi, Alp dağlarını aratmayan güzelliğiyle, yeşilliği, doğasıyla ön plana çıkması gereken bir yer, ancak trekking güzergâhı olabilecek bir alana beton yol döken, ağaçları kesip havuz ve bungalov yapmaya çalışan insanlarla karşılaştık, üstelik turizmci olarak konunun hassasiyetini açıklamaya çalıştığımızda terslendik, çok üzücü hadiseler bunlar. Dünyaya mal olmuş Alpler, titizlikle korunduğu için dünyaya mal oldu. Yenice kadar kıymetli bir yeri kimse kendi bildiğince turizm yapıyorum diyerek kesip biçmemeli.

Gastronomi tarafından tüm bu güzergâhı değerlendirebilir misiniz? Hangi lezzetler sizi cezbetti, öne çıkarılması gereken, talep görecek şeyler neler olurdu?

Gastronomi tarafından değerlendirecek olursam maalesef umduğumu bulamadım, gezi sırasında yerel yemekler tatmak ve tanımak isterdim. Gastronomi turizmi son zamanlarda çok ön planda ve talep görmekte. Daha önceden yapmış olduğum araştırmalara göre bölgede birçok yerel yemek var, bu konuda ciddi bir eksiklik olduğunu gördüm ve açıkçası çok üzüldüm. Bölge sahip olduğu yerel tatları turizme kazandırırsa tüm dünyayı etkisi altına alan Gastro-turizm açısından büyük gelişme yaşanır. İnsanlar yerel tatları denemek için binlerce kilometre aşmayı göze alıyor artık.

Festivaller, etkinlikler,  yerel üreticiyi destekleyip ürün çeşitliliği yaratmak gibi turizmle bağlantılı çalışmalar turizm açısından neler kazandırır bölgeye?

250_buyuk

Gastronomi Turizmi oldukça önemli, bölgede yapılacak festivaller, yerel yemekleri tanıtmak sunmak bölgeye çok şey katacaktır. Festivaller İl ve ilçelerin tanıtımı için çok büyük rol oynuyor. Örnek olarak Alaçatı ot festivali, Adana Portakal çiçeği festivali, Urla Enginar festivali gibi günümüzde popüler olan festivaller bölge tanıtımı ve turizm açısından çok popüler oldular. Bölge’de değişik otlar var, ayrıca bu civardaki ormanlar İspanya ‘Rovellon’ olarak bilinen ve çok rağbet gören; buradaki adı ise kanlıca mantarı olan çok lezzetli bir mantara sahip, bir de tabii meşhur çavuş üzümü bulunuyor, festivaller için çok önemli ve yeterli ürün var yeter ki değerlendirilsin.

Turlar düzenliyor, haliyle yurt içi ve dışında çok fazla yer hakkında fikir sahibi oluyorsunuz. Tarihin ve doğanın korunması konusunda dünyanın ve ülkenin kalanıyla Batı Karadeniz’i kıyaslarsanız, neler söyleyebilirsiniz?

Yurt dışı ve yurt içi birçok yere tur düzenliyoruz, tarihin ve doğanın korunması konusunda kendi ülkemizde yeterli tedbirin alındığına, üzülerek söylemeliyim ki inanmıyorum. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ülkemiz açık hava müzesi gibi, çevreyi korumamız, tarihi yapılara sahip çıkmamız gerekiyor. Batı Karadeniz’de de yeterli korumanın yapıldığını görmedim.

Bu yolculukta sizi en çok etkileyen şey tam olarak ne oldu? Neden?

IMG-20170527-WA0012

Beni en çok etkileyen alışagelmiş olduğumuz Batı Karadeniz turlarının dışında başka bir rotayı gezmek oldu. Batı Karadeniz Turizm açısından çok önemli bir bölge, değerlendirilmesi gerekiyor, Doğa, Kültür, Gastronomi Turizm alanlarına hitap edebilecek bir bölge, yeter ki eksiklikler giderilsin.

IMG-20170527-WA0013

Gezginler tren yolculuğu yapabilmek için çok uzun seyahatleri göze alabiliyorlar, bölgede aktif olan tren yolu var bu çok önemli, sadece önerim eski nostaljik bir trenle bu yolculuğun yapılması, bu konuyu bizimle birlikte geziye katılan yetkililere ilettim ve proje aşamasında olduğunu öğrendim, bu çok sevindirici, umarım gerçekleşir. Yenice ormanları çok önemli korunması ve değerlendirilmesi gerekiyor, Zonguldak maden müzesini ve Gökgöl mağarasını çok beğendim, şu ana kadar gezdiğim en güzel ve etkileyici mağaraydı diyebilirim.

IMG-20170527-WA0019

Kelebeğin Rüyasına Yolculuk kapsamında gittiğiniz her şehir için birer cümle edecek olsanız, neler söylerdiniz?

Safranbolu: Aşina olduğumuz yer.

Yenice: Büyüleyici, ancak tehdit altında, dikkat edilmeli

Filyos: Karadenizin gizemli noktası

Amasra: Vazgeçilmez diyar

Zonguldak:Bir roman gibi okunası keşfedilesi gereken bir  şehir.

Son Yazılar

Masal bahçesi: Büyük Kulüp

karabukucu tarafından Yeme-İçme / Mekân kategorisinde

İlk kaşığı aldığım o anı hiç unutmayacağım, arkası bir sevinç dalgasıydı çünkü! 5 yaşından beri aradığım tadı, babamla annemin evlendiği, benim çocukluğumun geçtiği eski İşçiler Lokali'nin yeni hali olan Büyük Kulüp'te, Kulübün iki yıldır işlettiği bahçesinde buldum! [...]

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: